top of page

Öneri Listemiz Nasıl Oluşuyor? Etki Temelli Yaklaşımımız

  • Yazarın fotoğrafı: Alp
    Alp
  • 11 Şub
  • 6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 12 Şub


Bağış yapılacak güvenilir ve yüksek etkili hayır kurumları

İki dernek, iki samimi amaç.

Biri Etkili Bağış tarafından öneriliyor, diğeri önerilmiyor.

Dışarıdan bakıldığında ikisi de iyi niyetli. İkisi de önemli bir sorunu çözmeye çalışıyor. İkisi de bağış çağrısı yapıyor.


Peki neden biri listemizde yer alırken diğeri yer almıyor?

Bu bir itibar meselesi mi?

Güçlü bir network’e sahip olmak mı belirleyici?

Ya da kişisel tercihlerimiz mi devreye giriyor?

Hayır.


Etkili Bağış olarak amacımız çok net: İnsanların yaptıkları bağışların etkisini büyütmelerine yardımcı olmak. Bu yüzden seçim yaparken niyete ya da görünürlüğe değil, gerçek ve ölçülebilir etkiye bakıyoruz.


Her ay platformumuzda yer almak isteyen kurumlardan başvurular alıyoruz. Bazıları oldukça tanınmış. Bazıları ise kamuoyunda çok bilinmese de sahada sessizce ve özveriyle çalışıyor. Birçoğu gerçekten iyi niyetli ve değerli işler yapıyor.


Ancak hepsini yüksek etkili dernekler listemize eklemiyoruz.

Bu, listemizde olmayan tüm STK’ların değersiz ya da kötü niyetli olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, samimiyet ve emek çoğu zaman zaten mevcut. Bizim aradığımız şey biraz daha farklı: Güçlü, ölçülebilir ve tekrar üretilebilir sonuçlar.


Yani “iyi bir şey yapmak” ile yetinmiyoruz.

Aynı kaynakla en fazla iyiyi nasıl yapabileceğimizi soruyoruz.


Sezgilerimize ya da içimize sinmesine değil, veriye bakıyoruz. Bir müdahale gerçekten işe yarıyor mu? Ne kadar işe yarıyor? Aynı bütçeyle başka bir yerde daha fazla hayat iyileştirilebilir mi?


Biz bir amacın ahlaki değerini tartışmıyoruz. “Bu konu iyi mi kötü mü?” sorusunun ötesine geçiyoruz. Sorunumuz, bir kurumun ya da odaklandığı problemin değerli olup olmadığı değil.

Sorduğumuz soru şu:

Sınırlı kaynaklarla en fazla hayatı nerede ve nasıl iyileştirebiliriz?

Gün sonunda “iyi” olanı yapmakla yetinmeyip, mümkün olan en iyiyi hedefliyoruz.

Bu yaklaşım kolay değil. Net kriterler gerektiriyor. Şeffaf olmayı gerektiriyor. Hata yapabileceğimizi kabul etmeyi, veriye göre fikrimizi değiştirebilmeyi gerektiriyor. Kısacası, bilimsel tevazu gerektiriyor.


Her bağışın etkisini artırmak


Bağış yapmak cömert bir eylem.

Ama aynı zamanda stratejik, hatta ahlaki bir tercih.


Yönlendirdiğimiz her 1 TL aslında bir seçim. Ve her seçim bir fırsat maliyeti barındırıyor. Kaynaklarımızın sınırlı olduğu bir dünyada, bir yere yönlendirdiğimiz para, aynı anda başka bir yere yönlendirmediğimiz para anlamına geliyor.


Bu da şu gerçeği beraberinde getiriyor:

Aynı miktardaki bağış, farklı yerlerde çok farklı sonuçlar doğurabiliyor çünkü en yüksek etkili hayır kurumlarıyla ortalama bir kurum arasındaki etki farkı, hiç de azımsanacak kadar küçük değil: 100 kata, hatta hayvan refahı gibi alanlarda 1000 kata kadar çıkabiliyor.


Dünyadaki ihtiyaçlar büyük. Kaynaklar ise sınırlı. Bu yüzden tam burada değindiğimiz sebeplerle şu soruyu sormanın hem meşru hem de gerekli olduğuna inanıyoruz:

Bağışım en fazla nerede fark yaratır?

Etkili Bağış tam da bu soruyu ciddiye alanlar için var. Sadece “bir yere” değil, gerçekten en etkili yere bağış yapmak isteyenler için.


Biz buna önceliklendirme yaklaşımı diyoruz. Bu yaklaşım kişisel tercihlere, popülerliğe ya da duygusal yakınlığa değil; farklı müdahaleleri sistematik biçimde karşılaştırmaya dayanıyor.

Her şeyi sıfırdan analiz etmiyoruz. Bunun yerine, yıllardır bu alanda çalışan ve uluslararası düzeyde titizliğiyle bilinen kuruluşların değerlendirmelerine dayanıyoruz:


Bu kuruluşlar her yıl yüzlerce organizasyonu inceliyor. Finansal tablolarına bakıyor, etki analizlerini değerlendiriyor, bağımsız araştırmaları inceliyor. Ve sonunda yalnızca çok azını öneriyor.


Çünkü kanıtlanmış ve tekrar üretilebilir yüksek etki nadir bulunuyor.

Ama tam da bu yüzden kıymetli.


Biz de bu analizleri Türkiye’deki bağışçılar için erişilebilir hale getiriyoruz. Amacımız, dünyadaki en etkili hayır kurumlarına Türkiye’den de kaynak yönelmesini sağlamak.

Bağış yaparken bir pusulaya ihtiyaç duyanlara güvenilir bir referans sunmak istiyoruz. İnsanların, değerleriyle uyumlu bir şekilde yaşarken küresel problemlerin çözümünde gerçekten etkili bir paydaş olmalarını kolaylaştırmak istiyoruz.


Çünkü mesele sadece cebimizden paranın eksilmesi değil.

En çok ihtiyacı olanların hayatlarında fark yaratacak şekilde vermek.


Kuruluşunuzun öneri listemizde olma ihtimali var mı? İlk fikir edinmek için üç yol


1. Halihazırda tanınmış bir değerlendirici tarafından güvenilir ve yüksek etkili bağış kurumları olarak öneriliyorsunuz


Bu en doğrudan yoldur.


Eğer derneğiniz GiveWell, ACE, HLI, Giving Green ya da benzer bir güvenilir araştırma organizasyonu tarafından öneriliyorsa, oldukça talepkâr bir değerlendirme sürecinden başarıyla geçmişsiniz demektir. Dolayısıyla, bizim de öneri listemizdeki kurumlar için kullandığımız temel kriterleri zaten karşılıyorsunuz.


Bu durumda kuruluşunuz, kişiselleştirilmiş bağış danışmanlığımız kapsamında önerdiğimiz dernekler listesinde yer alır. Yani bir bağışçı nereye bağış yapması gerektiği konusunda bizden doğrudan rehberlik istediğinde, kuruluşunuz güvenilir ve yüksek etkili bir seçenek olarak öne çıkarılabilir.


Ancak çevrimiçi platformumuzda herkese açık şekilde yer alabilmek için ek bir analiz gerekir. Bilinçli olarak listemizdeki kuruluş sayısını sınırlı tutuyoruz. Amacımız bireyleri seçenek bolluğuyla yormamak ve fonları, hızla doygunluğa ulaşmadan büyük miktarları absorbe edebilecek yapılara yönlendirmektir.


Ayrıca şu unsurları da değerlendiriyoruz:


  • Etkiye dair kanıtların kalitesi ve değerlendirme raporlarının erişilebilirliği

  • Ek fonları etkin şekilde kullanabilme kapasiteniz (room for more funding)

  • Türkiye’deki bağışçılar kültürel, sosyal, teknik ve hukuki uygunluk


Özetle, tanınmış bir değerlendirici tarafından önerilmek çok güçlü bir başlangıçtır. Bu, kişiselleştirilmiş destek süreçlerimizde görünürlük sağlar; ancak platformda yer almak, Etkili Bağış’ın etki stratejisine bağlı ek bir seçimi gerektirir.


2. Henüz üçüncü tarafça değerlendirilmediniz ama dünyanın en etkili kuruluşları arasında olduğunuza dair somut kanıtlarınız var


Henüz bağımsız bir kuruluş tarafından değerlendirilmemiş olabilirsiniz; ancak güvenilir ve yüksek etkili bağış kurumları arasında olmak için gerçek bir etki stratejisinin temellerini atmış olabilirsiniz.


Bu durumda ilk adım olarak “Veriye ve Bilime Dayalı Hayırseverlik?” rehberimizi ve hâlihazırda önerdiğimiz dünyadaki en iyi dernekleri incelemenizi öneririz.


Bu kaynaklar, çalışmanızın ölçülebilir, tekrar üretilebilir ve sağlam verilere dayalı olup olmadığını kontrol etmenize yardımcı olur. Etkili bir hayırseverlik yaklaşımının temel sütunları bunlardır.


Genel anlamda şu sorulara dürüstçe bakmanızı öneririz:


  • Müdahaleniz ölçülebilir mi?

  • Sonuçlarınız tekrar üretilebilir mi?

  • Etki iddianız güçlü verilere dayanıyor mu?

  • Alanınızdaki alternatif müdahalelerle karşılaştırma yapıyor musunuz?

  • Karşıolgusal etkiyi (siz olmasaydınız ne olurdu?) hesaba katıyor musunuz?


Basit faaliyet raporlarının ötesine geçmek gerekir. “Kaç kişiye ulaştık?” sorusu tek başına yeterli değildir. Asıl soru şudur:

Pratikte neyin değişmesine sebep oldunuz?

3. Bağımsız değerlendirme yaptırıyorsanız


Sonuçlarınızı alan standartlarıyla karşılaştırıyor, varsayımlarınızı açıkça paylaşıyor ve mümkünse bağımsız uzmanlardan değerlendirme alıyorsanız; bu, kurumsal olgunluğun önemli bir göstergesidir.


Bu tür yaklaşımlar nadirdir ama çok değerlidir. Çünkü gerçek etki, ancak eleştiriye açık bir sistemle netleşir.


Elbette maliyet-etkililik için kesin eşikler yoktur. Bağlam, veri kalitesi ve varsayımlar önemlidir. Ancak bazı referans noktaları, metodolojik beklentinin düzeyini anlamaya yardımcı olur:


  • Bir insanın hayatını yaklaşık 180.000 TL civarında kurtarabilmek

  • Bir ton CO₂ emisyonunu yaklaşık 40 TL civarında azaltabilmek

  • Hayvanların bir yıllık acısını kuruşlarla ifade edebilecek kadar çok düşük maliyetlerle azaltabilmek

  • İyi oluş (well-being) artışını yine çok düşük maliyetle sağlayabilmek


Bu hesaplamaların tamamı karşı-olgusal olmalıdır. Yani müdahale olmasaydı ne olacağı tahmin edilmelidir.


Ayrıca bu nedenle geleneksel etki raporlarıyla yetinmiyoruz. Bu belgeler çoğu zaman faaliyet göstergelerini (yararlanıcı sayısı, düzenlenen atölyeler, dağıtılan yemekler…) öne çıkarır; oysa bunlar üretilen gerçek etkiyi ölçmez. Bazı kuruluşlar yalnızca kendi lehlerine olan sonuçları seçer ve daha da kötüsü bunu bazen bilinçli olarak yaparlar. 


Bir öneri talebinde özellikle ne bekliyoruz?


Sürekli açık bir başvuru sürecimiz yok ve dönemsel çağrılar yapmıyoruz.

Ancak eğer kuruluşunuzun küresel sağlık, iklim, teknolojinin getirdiği riskler, zihinsel iyi oluş gibi yüksek etkili alanlardan birinde çalıştığını ve güçlü etkililik kanıtlarına sahip olduğunu düşünüyorsanız, yaptıklarınızı öğrenmek isteriz.


Özel bir değerlendirme yapmak için ekibimiz / kapasitemiz şu anlık yok ama yine de her başvuruya yanıt vereceğimizden emin olabilirsiniz.


Ciddi, belgelenmiş ve şeffaf çalışmalar söz konusu olduğunda daha fazla zaman ayırıyoruz; özellikle de bizi henüz radarımıza girmemiş yüksek etkili bir müdahaleyle tanıştırıyorsa.


Etkinizi daha iyi anlayabilmemiz için şu tür belgeler bizim için çok kıymetli:


  • Varsayımlarınızı, veri kaynaklarınızı ve hata paylarınızı içeren ayrıntılı bir maliyet-etkinlik analizi

  • Doğrulanabilir veriler (tercihen kamuya açık ya da bağımsız üçüncü taraflarca doğrulanmış)

  • Müdahalenizin ilave etkisini, yani karşı-olgusal analizini açıkça ortaya koyan bir çalışma

  • Varsa dış değerlendirmeler, akademik işbirlikleri veya titiz deneysel geri bildirimler


Özellikle sınırlarını kabul eden, belirsizlikleri açıkça ifade eden ve veriye dayanarak kendini geliştirmeye çalışan kuruluşlara önem veriyoruz.


Bu belgeleri paylaşmanız önerilerimize dahil edileceğiniz anlamına gelmez. Ancak hem stratejik izleme çalışmalarımıza katkı sağlar hem de küresel ölçekte en etkili müdahalelerin haritasını daha net çizebilmemize yardımcı olur.


Neden çoğu zaman “hayır” diyoruz (ve bu ne anlama gelmez)?


Farklı alanlar ve farklı başarı olasılıkları arasında, dünyadaki en etkili yüz kurumu belirlemeye çalışıyoruz. Yalnızca Türkiye’de yüz binden fazla dernek olduğu düşünüldüğünde, aklınızdaki kuruluşun Etkili Bağış tarafından önerilme olasılığı %0,01’den düşüktür.


Önerilmemek; faydasız, özverisiz ya da profesyonellikten uzak olmak anlamına gelmez. Sadece şu anda bizim yüksek etki kriterlerimizi karşılamadığı anlamına gelir.


Samimiyetle çalışan her yapıya saygı duyuyoruz. Ancak misyonumuz, bireylere etkilerini artırabilecekleri net referans noktaları sunmaktır. Bu talepkâr yaklaşımı bilinçli olarak benimsiyoruz çünkü daha büyük bir amaca hizmet ediyoruz:

Kaynakları, en fazla hayatı kurtarabilecek ya da iyileştirebilecek yerlere yönlendirmek.

Eğer şu anda “Önerilebilir miyiz?” ya da “Bu kuruluş önerilebilir mi?” diye düşünüyorsanız, büyük ihtimalle etkinizi nasıl güçlendirebileceğinizi de sorguluyorsunuzdur.

Bu çok değerli bir başlangıç.


Hatırlatmak isteriz: seçkimizde yer almak bir popülerlik göstergesi değildir.

Bu; sağlam verilere dayanan, net bir stratejiye sahip ve sürekli öğrenme kültürünü benimsemiş sınırlı sayıdaki kuruluş arasında yer almak anlamına gelir.


Bizi motive eden şey görünürlük değil.

Mümkün olan en fazla iyi oluşu somut biçimde artırma arzusu.

Çünkü cömertlik, sağlam araştırmayla birleştiğinde çok daha fazla hayatı dönüştürebilir.

Ve biz, bu yönde atılan her adımın gerçekten önemli olduğuna inanıyoruz.




 
 
 

Yorumlar


bottom of page